Bayramlar, sevdiklerimizle uzun süredir ertelenmiş sohbetlerin, paylaşımların ve gerek kişisel yaşam gündemine gerek ülke gündemine dair konuların konuşulduğu zamanlar. Ancak herkesin farklı deneyimlere ve bakış açılarına sahip olduğu konularda, görüşlerin net bir biçimde ortaya konması zaman zaman ortamda gerginliğe yol açabiliyor.
Klinik Psikolog Melis Demircioğlu, bayram sohbetlerinde özellikle de ülke gündemine dair daha sağlıklı ve yapıcı bir diyalog kurabilmenin yollarından bahsetti.
“Bu aralar gündem hepimizin zihnini meşgul ediyor gibi…” demek, kimseyi savunmaya itmeden ortak bir zeminden konuşmayı başlatır. Gözleme dayalı, yorumsuz ifadeler hem güven verir hem de karşı tarafın neye açık olduğunu anlamanızı kolaylaştırır.
“Bu yaşananların sizde nasıl bir etkisi oldu?” gibi bir soru, direkt olarak kendi görüşünüzü yansıtmadan, karşı tarafın düşüncelerine alan açar. Böylece sohbet, karşılıklı anlayış ve merak temelli bir zemine oturur.
Olayların siyasal ya da toplumsal boyutundan ziyade, insanların duygusal deneyimlerine değinmek; “Birçoğumuzun bu süreçte zorlandığını hissediyorum…” gibi ifadeler, ortamda yargılayıcı bir hava oluşturmaz. Böylece, herkesin yaşadığı duygusal zorlukların ortak payda haline gelmesi sağlanır.
“Ne yaşarsak yaşayalım, böyle zamanlarda dayanışmak, birbirimizi duyabilmek çok kıymetli…” demek, farklı görüşler arasında köprü kurar. Ortak insani değerler üzerine yapılan vurgular, kutuplaşmayı azaltıp, bir arada olma duygusunu güçlendirir.